Ayurvedik Öneriler

Ebru Şinik Ayurvedik Önerileri

İntermitan Beslenmenin Faydaları Nelerdir ?

İntermitan Beslenmenin Faydaları  Nelerdir ?

Yapılan çok sayıda araştırma fasılalı (intermitan) açlığın canlıların metabolizması üzerine birçok faydaları olduğunu göstermiştir ;

Oksidatif stresi azaltma: Açlık hücrelerinizdeki serbest oksijen radikallerini azaltarak, hastalıklar ve yaşlanma sürecinde hücrenin proteinlerinin, yağlarının ve çekirdek asitlerinin tahribatını engeller.

İnsülin duyarlılığını ve mitokondrial enerji verimliliğini artırma: Açlık kronik hastalıklarda, metabolik sendromda ve yaşlanma sürecinde oluşan insülin direncini ve vücudumuzun enerji santralleri olan mitokondrilerdeki enerji azalmasını engeller; diyabeti önler, yaşlanmayı yavaşlatır.

Stres, hastalık ve yaşlanmaya karşı direnci artırma: Açlık stres, hastalık ve yaşlanmaya karşı koruyucu olan genlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Leptin ve Gherlin Hormon Salınımını Dengeleme: Açlık hormonu olan gherlin ve tokluk hormonu olan leptini normalleştirir.

Büyüme Hormonu Artışı: Açlık büyüme hormonunu artırır. Büyüme hormonu yağ yakar, kasları yapılandırır ve yaşlanmayı yavaşlatır. (Mesela büyüme hormonu yetersizliği olan çocuklar oldukça şişmandırlar ve hormon tedavisinden sonra zayıflarlar). 

IGF-1 Hormonu (insüline benzer büyüme faktörü): Açlık IGF-1’i azaltır. Bu azalma kanser oluşumunu azaltır ve yaşlanmayı yavaşlatır. IGF-1 düzeyleri doğuştan düşük olan Laron tipi cücelerde diyabet ve kanser son derece nadirdir (15).

Katekolaminler: Açlık katekolaminlerin (adrenalin -epinefrin- noradrenalin -norepinefrin) sentezini de artırır. Katekolaminler enerji harcamasını artırır ve insülin seviyesini düşürerek yağların yakılmasını sağlar. 

Trigliserit: Açlık kan yağlarını (trigliseritler) düşürür.

Enflamasyon Önleyici: Açlık enflamasyonu (mikropsuz iltihap) azaltır. Ve DNA tamirine izin vererek kansere karşı koruma sağlar.

İntermitan Beslenmenin Faydaları  Nelerdir Ebru Şinik

Eğer Sirkadiyen Ritimlere, yani Biyolojik  Saatimize aykırı hareket edersek neler olur?

Eğer biyolojik saatimizin ritimlerine göre yaşamaz isek, örnek uyku saatlerimizde çalışır ve yanlış zamanlarda beslenirsek  bunun faturasını uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, zihinsel bulanıklık, hazımsızlık, şişmanlama şeklinde çekeriz ve strese karşı direncimiz azalır; kronik iltihabi hastalıklar ve hücre deformasyonu nedeniyle oluşan kanser gibi hastalıklara yakalanma olasılığı yükselir.

Yemek yeme dahil bütün aktivitelerimiz otonom sinir sistemi (OSS) tarafından kontrol edilir. OSS’nin zıt etkileri olan ama birbiri ile eşgüdüm halinde çalışan iki bölümü vardır; sempatik sinir sistemi (SSS) ve parasempatik sinir sistemi (PSS).
SSS açlık ve egzersiz ile uyarılır ve bizi uyanık, aktif tutar; bütün gün boyunca bizi stres ve açlığa karşı dayanıklı hale getirir. PSS ise yemek yeme ile uyarılır ve bizi gevşetir ve uykuya hazırlar. Böylelikle sindirim kapasitemizi artırarak dokularımızı yeniler ya da onarır.

Eğer sirkadiyen ritimlere uyumlu olarak yemeğe oturmaz ve farklı zaman dilimlerinde aşırı yemek yenirse SSS’i yavaşlar ve PSS daha aktif hale gelir. Bunun neticesinde canlılığınız azalır, uyuklamaya başlarsınız ve kendinizi yorgun hissedersiniz. İş yapma kapasiteniz düşer. Enerji harcamanız yavaşlar ve yağ depolamaya başlarsınız.
 

Yazının Devamı için burayı tıklayınız.